#edebiyat #ihanet #kiskaclik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#edebiyat #ihanet #kiskaclik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2019 Perşembe

Kendimi Kıskanıyorum

  Yaşadıkça birçok deneyim kazanır insan. Bu deneyimler onu olgunlaştırır. Sever sevilir nefret eder nefret edilir anlayış gösterir sabır gösterir bu yaşadığı deneyimler sonucunda. Eğer insan olgunlaşmaya yüz tutmuşsa her olaydan doğru çıkarımlar yapar. Başına gelmesine gerek yoktur. Başkalarının hayatından da dersler alır.
  Yaşamının olgunlaşmamış senelerinde kusurları çoktur belki ama bunlara rağmen sevilmek ister insan. Bu doğal ham haliyle onu seven insanlar olsun ister.
Meselâ ham meşe odunu. Ağaçtır. Oksijene yardımcıdır. Veya toprağındaki o mis kokulu çiçekler... Onlari bu hâliyle sevebilirsek değerlidir. Olduğu yerde olduğu gibi göründüğü gibi... İlerde o ağaç kesilir başka birseye dönüşür elimize geçer kullanılır hale gelir ya da çiçekler doğada çok hoş görüntülere neden olurken koparılır deste deste yapılıp satılır. Ondan da menfaat elde edilir. Söz gelimi işe yarar hale gelir.
Peki soruyorum size işte tıpkı bu çiçekler gibi kendi hâlinde olduğu gibi kusurlarıyla mi sevilmeli insan yoksa menfaat elde ettikçe mi? Sizce o odunu veya çiçeği yerinde olduğu gibi sevmeyen insan o işe yaradığında söz gelimi güzelleştiginde onu o yapan kusurlarından arindığında sevilirse bu sevgi mi daha samimidir yoksa digeri mi?
  Sizce insan kusurlarından arındıkça onu eskisinden daha çok seven ınsanlara karşı kendini kıskanmaz mi? Ben kıskanıyorum. Yeni halimi eski hâlimden kıskanıyorum. O beklentisiz saf sevgiyle ham halimi bu pişmiş halimden kıskanıyorum. Beni işe yararken sevip kusurlarımdan arındıgim halimle seven insanlar eski halime ihanet etmiş olmuyor mu?
  Bana benimle ihanet ettiklerini biliyorum ama bu kendi kendimi kıskanmami değiştirmiyor. Söylesenize kusurlarınızla o ham halinizle sizi sevenlerle menfaatlendiginde seven hiç bir olur mu? Hem illa koparilmak mi gerek dalından, illa kesmek mi gerek gövdesinden ağacı, illa birileri fayda görsün diye değişmek mi gerek özünden?
  Kendini kıskanmak böyle birşey azizim. Kendine benliğiyle ihanet edilmiş, bu vesileyle yalnızlığa mahkum edilmiş o ham kokusuyla sevilmeye samimiyete hasret ama hayatın onu pişirdigi, görmüş geçirmiş gelişmiş herkes benim gibi kendini kendinden kıskanır azizim. Kıskanır... 
  İnsanın başına geleceklerden habersiz kökleriyle sapasağlam toprağındaki meşe gibi güvenli halinin huzuru samimiyeti ve netligi ile ,kesilip yontularak veya menfaat uğruna koparılarak kendindeki derinlere indikce kendinde farkettiği o karanlık ve belirsizlik hissinin verdiği güvensizlik hiç bir olur mu? 

Niyazi mısri